Probiyotik Ana sirkeleri, Havva Kazma'nın büyükannesinden öğrendiği usulle yapılıyor.
Vadiden şişeye.
Görselde karlı dağların eteğinde bir nehir ve nehrin kıyısında yosunlu bir kayanın üstünde duran bir şişe Ahlat Sirkesi var.
Havva Kazma, Erzurum Pazaryolu'nda bahçeli bir evde büyüdü. Kaçkar'dan inen serin hava yazı kısa tutar, meyve de acele etmeden olgunlaşır.
Sonbahar gelince evin en kalabalık yeri kiler olurdu. Büyükannesi toplanan meyvenin bir kısmını kurutur, bir kısmından reçel yapar, kalanını sirkeye ayırırdı.
Elma ile üzüm evin bahçesinden gelirdi. Kuşburnu, alıç ve ahlat için yamaçlara çıkılır; hünnap ve gül de mevsimi gelince sepete girerdi.
Bugün yaptığımız yedi sirke, o sepetlerden çıkan meyvelerin listesi.
Meyve yıkanır, ezilir, suyla birlikte kavanoza konurdu. Sonra kimse ona dokunmazdı.
Haftalar geçtikçe yüzeyde ince, jöle gibi bir tabaka belirirdi: sirke anası. Büyükannesi kavanozu ancak o tabaka kalınlaşınca açardı.
Şişenin dibinde zamanla oluşan tortuyu gördüğünüzde şaşırmayın; o kavanozlarda da vardı.
Sirkeyi acele ettiremezsin. Meyve hazır olunca kendisi belli eder.
Aile kilerinden küçük bir tesise geçtik, kavanozların yerini paslanmaz tanklar aldı. Usul aynı kaldı: meyve suyla birlikte bekler, sirke anası kendi zamanında oluşur.
Sirkeyi pastörize etmeden, katkı ve şeker eklemeden 500 ml cam şişelere dolduruyoruz.
Elma, ahlat, alıç, hünnap, kuşburnu, üzüm ve gül. Her sirke adını aldığı meyveyle başlar.
Meyve doğal fermantasyonla sirkeye döner. Katkı maddesi ve şeker eklemiyoruz.
Sirkeyi pastörize etmeden 500 ml cam şişelere dolduruyoruz.
Şişede sirke anası bulunur, doğal tortu oluşur. Renk meyvenin özünden gelir.
Bir Anadolu hikâyesi, Kaçkar Dağları'nın serinliği, Çoruh Nehri'nin bereketi
Vadi görüntüsü bir şişenin silüetine küçülür ve Elma, Kuşburnu, Hünnap, Ahlat, Üzüm, Gül ve Alıç sirkelerinin yan yana durduğu dizide Ahlat şişesinin yerine oturur.
Yedisinde de sirke anası var. Şişenin dibinde doğal tortu görebilirsiniz.